• Attila Gursel

İŞİMİ SEVİYOR MUYUM?

Güncelleme tarihi: 19 Mar 2020


Bir işte başarılı olmanın olmazsa olmazı işini severek yapmaktır. Çoğumuz yaşamak için çalışmak zorundayız. Yaşamak için çalışmak zorunda olmayanlar için sevdiği işi yapmak kolay. Para tamamıyla ikinci planda kalacağından sevdiği işi yapmaması için herhangi bir sebep yok. Oysa diğer çoğunluk için iş; yaşamasını sürdürebilmek, ailesini geçindirebilmek, temel ihtiyaçlarını sağlamak ve hayatın zevklerinden maksimum yaralanabilmek için bir araç. Hal böyle olunca sevdiğin işi yapmak zorlaşıyor. Önüne çıkan fırsatlardan en iyisini seçmek bazen insanın sevmediği bir işi yapmak zorunda kalmasına sebebiyet verebiliyor.


İnsanın sevmediği işi yapmasının sonuçları sandığımızdan daha kötü. Özellikle bizimki gibi zaman kısıtlı, stresi bol, insanlarla bire bir iletişim olmayı gerektiren bir işte bu durum daha içinden çıkılmaz hale gelebilir. Sevilmeden yapılan işte hata yapılma olasılığı artar. İşini sevmeyen çalışan işe gelmek istemez, sık sık rapor alır, verimsiz çalışır, işlerini erteler.


HRdergi.com adresinde yayınlanan iş yerinde mutluluğun sırrı konulu bir makalede iş yerinde mutluluğun 10 koşulu olarak şunlar sıralanmış:


1. İşini sevmek, gönülden isteyerek çalışmak

2. Kafa dengi, uyumlu çalışılabilen iş arkadaşları

3. İnsan değer veren, adil yönetim anlayışı

4. Pozitif iletişim

5. Eğlenceli çalışma ortamı

6. İş yerinde yeni şeyler yapabilmek, öğrenebilmek

7. İş tatmini sağlamak

8. İnisiyatif alabilmek

9. Emeğinin karşılığını alabilmek

10. İşini bilmek, hakkıyla yapabilmek[1]


İş yerinde mutluluğu sağlamada en büyük iş yöneticilere düşüyor. Yukarıda sıraladığımız kriterlerin büyük bir kısmını sağlamak yöneticilerin elinde. Bağlılık işe alımla birlikte başlıyor, sonrasında ise özellikle ilk yöneticilere ve üst yönetime büyük işşüyor. İnsanların bağlılığını düşüren ve işten ayrılmalarında rol oynayan aslında ilk yöneticilerin tutum ve davranışları. Bir şirkette çok iyi ücret alıp, keyifli bir ortamda çalışıyor olunabilir. Ama ilk yöneticiniz motivasyonunuzu azaltıyor ya da yok ediyorsa bağlılıktan söz edilemiyor. Ve çalışanlar ayrılırken yöneticilerini terk ediyor aslında.


Mutlu çalışan otomatik olarak verimli de çalışıyor. İşini severek yaptığında hem iş arkadaşlarıyla hem de müşterilerle ilişkisinde pozitif bir gelişme yaşıyor. Müşteri ne kadar zor olsa da sorunsuz bir biçimde üstesinden gelebiliyor. Huzurlu çalışan bu ruhsal durumunu karşısındakilere de yansıtabiliyor. İşini severek yapan bir çalışanın işinden ayrılması için tek kriteri maaş olmaktan çıkıyor.


Türkiye’de En İyi İşyerleri araştırması yapan Aon Hewit, çalışanların 3 temel davranış biçimini (Konuş, Kal, Kalkındır) göstermesi halinde kuruma bağlı olduklarını gözlediklerini söylüyor ve bu davranış biçimlerini şöyle özetliyor:[2]


Konuş: Bağlı çalışanlar iş arkadaşlarına, muhtemel çalışanlara, müşterilerine ve çevrelerine şirketleri hakkında olumlu şeyler söyler, şirketlerini bir işyeri olarak başkalarına da tavsiye ederler.


Kal: Bağlı çalışanlar şirketlerinde kalıp ekibin bir parçası olmak için güçlü bir istek sahibidirler.


Kalkındır: Bağlı çalışanlar şirketin başarısı için fazladan çaba gösterme konusunda gönüllü olurlar.

Çalışan bağlılığını sağlamak için öncelikle çalışanların tatmin edici bir ücret ve yan haklara sahip olmaları ayrıca işlerini yapmaya uygun bir iş ortamları olmalı. Yönetim kültürü ve yönetici profilinin de çalışan bağlılığı üzerinde çok büyük etkisi var. Adil, dahil eden, takdir eden şeffaf bir yönetim kültürü, keyifli iş ortamları, sosyal aktiviteler, iş-özel yaşam dengesini sağlamaya yönelik uygulamalar çalışan bağlılığını arttıran uygulamalar.


Son olarak çalışan bağlılığıyla ilgili bazı istatistiksel bilgiler vereyim.[3]


· Aktif bağlılığa sahip olmayan çalışanların neden olduğu üretkenlik kaybı, Amerikan ekonomisine yılda 370 milyar dolara mal oluyor (Gallup).

· Bağlı çalışanların %70’i, müşteri ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı konusunda bilgi sahibi olduklarını belirtiyor. Bağlılığa sahip olmayan çalışanların sadece %17’si, aynı şeyi söyleyebiliyor (Wright Management).

· Bağlılığa sahip çalışanların %86’sı, işlerinde genellikle mutlu olduklarını söylüyor. Bağlılığa sahip olmayanlarda bu oran %11 (Gallup).

· Kuruma bağlı çalışanların %78’i şirketlerinin ürünlerini ve hizmetlerini tavsiye ediyor. Bağlılığa sahip olmayanlarda bu oran sadece %13 (Gallup).

· Liderlerin %90’ı bağlılığın iş başarısını etkilediğini söylüyor ama %75’i bir bağlılık planına ya da stratejisine sahip değil (Accor).

· İşçilerin %72’si işlerine bağlı değil. Tanımlama, aslında tüm gün ayakta uyudukları şeklinde (Gallup).

· 4 işçiden 1’i, bir sene içinde işi bırakma niyetinde (Telework Research Network).

· Bağlılığa sahip olmayan çalışanların %18’i çalışma arkadaşlarının başarılı olmaması için onları gizlice baltalıyor (Gallup).


Çalışan bağlılığını sağlamak için 10 önemli sebep ise;


1. %17 yüksek verimlilik

2. %20 yüksek satış

3. %21 karlılıkta artış

4. %24 daha az çalışan sirkülasyonu (yüksek sirkülasyonlu şirketlerde)

5. %59 daha az çalışan sirkülasyonu (düşük sirkülasyonlu şirketlerde)

6. %40 daha az kusur

7. %70 daha az kaza

8. %58 daha az hastalık

9. %41 daha az devamsızlık

10. %10 müşteri artışı

[1] http://www.hrdergi.com/tr/haber/is-yerinde-mutlulugun-üç-sirri-isini-sevmek-arkadaslarla-anlasmak-degerli-oldugunu-hissetmek/44


[2] http://bestemployerseurope.aon.com/tr/


[3] www.dbe.com/Kurumsal


#iş #mutluluk #mutluçalışan #bağlılık

27 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör